
Balın kalitesini anlamak için çoğu zaman rengine, tadına ya da akışkanlığına bakılır. Ancak bu göstergeler yüzeyseldir. Balın gerçek yapısını ortaya koyan şey analiz verileridir. Bu analizlerin en kritik başlıklarından biri ise polen değeridir.
Polen, arıların çiçeklerden topladığı ve bala doğal olarak geçen mikroskobik yapıdaki bitkisel parçacıklardır. Her polen tanesi, balın geldiği coğrafyayı ve bitki çeşitliliğini temsil eder.
Bu yüzden bir balın içinde bulunan polen miktarı ve çeşitliliği, bize şunu söyler:
Kısacası polen, balın kimliğidir.
Alpar Bal için yapılan laboratuvar analizlerinde elde edilen sonuçlar, balın yapısını net şekilde ortaya koyuyor:
Bu değerler, balın yüksek kaliteli karışık çiçek balı sınıfında olduğunu gösterir.
Bir balda polen miktarının yüksek olması, birkaç kritik noktaya işaret eder:
Endüstriyel üretimde bal genellikle ince filtrelerden geçirilir. Bu işlem balı daha berrak yapar ama içindeki polenleri büyük ölçüde yok eder.
Alpar Bal’da ise polen değeri yüksek olduğu için, balın doğal yapısının korunduğu anlaşılır.
8 farklı bitki taksonu, tek bir bölgeden değil, farklı coğrafyalardan gelen bir üretimi işaret eder.
Bu da doğrudan şu modele götürür:
Alpar Bal’ın polen çeşitliliği tesadüf değildir. Bu yapı, üretim modelinin bir sonucudur.
Gezgin arıcılık, kovanların sabit bir yerde değil; çiçeklerin açtığı bölgelere göre yıl boyunca farklı lokasyonlara taşınmasıdır.
Bu sayede:
tek bir balın içinde birleşir.
Sonuç: Tek çiçekli değil, kompleks ve zengin içerikli bir bal.
“Analizli bal” ifadesi, bir pazarlama cümlesi değil; teknik bir karşılıktır.
Bu, şu anlama gelir:
Ve en önemlisi:
Balın yapısı veriyle doğrulanmıştır.
Bir balın değeri, dış görünüşünde değil; içinde taşıdığı yapıda gizlidir.
Alpar Bal’ın analiz sonuçları şunu net şekilde ortaya koyar:
Bu üçlü, balın sadece bir gıda değil; doğrudan doğanın bir özeti olduğunu gösterir.